Editöre:
Bunu görmek hayal kırıklığı yaratıyor Yüksek Öğrenimin İçinde Ülkemizin nüfusunun yaşlanmasıyla ilgili zararlı, aşırılıkçı görüşler içeren bir kitabın tanıtımını genişletmeye yer ayırın. Matt Reed’in 22 Haziran tarihli yazısı, “‘Amerika’da Gerontokrasi’: Bir İnceleme“, Samuel Moyn’un yeni yayınlanan çalışmasına odaklanıyor ve ona “gerçek bir sorunu çözmek için ciddi bir girişimde bulunduğu” için övgü veriyor.
Moyn’un kitabının önermesi olan sözde “sorun”, yaşlı insanların Amerikan toplumundaki belirli sorunlara benzersiz ve orantısız bir şekilde katkıda bulundukları şeklindeki yaş ayrımcılığı kinayesidir.
Moyn’un politika reçeteleri aşırı uçtan son derece saçmaya kadar değişiyor. Gençlerin oylarına diğer nesillere göre daha fazla ağırlık verilmesini, yaşa bağlı vergi oranlarının uygulanmasını ve yaşlıların evlerini terk etmeye teşvik edilmesini önerdi. Standartların altında İçeriden Yüksek Öğrenim ciddi tartışmalar için bunun gibi uç fikirleri gündeme getirmek. Başka hiçbir demografik gruptan bu şekilde bahsedilemez.
65 yaş ve üzeri Amerikalılar toplumumuzda yekpare bir bloktan uzaktır. Hepimiz farklı şekillerde yaşlanıyoruz ve hepimiz, yaşlandıkça bize fayda sağlayan sosyal programlara hayatımız boyunca katkıda bulunuyoruz. Herkes topluma tam olarak katılma, parasını çok çalışarak ödediğimiz evlerde yaşama ve sevdiğimiz topluluklarda gelişmeye devam etme fırsatını hak ediyor.
Ayrımları derinleştirmek yerine nesiller arası bağlantıları güçlendirmek, topluluklarımızın birlikte karşılaştığımız zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olmanın anahtarıdır. Nesiller, tek fikirli gruplar değil, farklı bireylerden oluşan bir koleksiyondur. Günümüzün yapısal sorunlarını tek bir neslin hatası olarak çerçevelemek, sosyal yapıların karmaşık etkileşimini gözden kaçırıyor ve dikkatleri nesillerin çözüm üretmek için işbirliği yapabileceği yollardan uzaklaştırıyor.
Daha uzun, daha sağlıklı ve daha üretken yaşamlar yaşamamıza olanak tanıyan halk sağlığı alanındaki ilerlemeler aynı zamanda topluluklara katkıda bulunmaya ve ekonomik büyümeyi desteklemeye devam etmemize de olanak tanıyor. Çalışmalarından öğrendiğimiz kadarıyla Yaşlanmayı Yeniden Çerçevelendirecek Ulusal MerkezYaşlı yetişkinler (veya herhangi bir yaş grubu) hakkındaki aşağılayıcı dili daha da normalleştirirsek, bu tutumları kurumlarımıza ve kültürümüze daha derinden yerleştirme riskiyle karşı karşıya kalırız; sonuçta tüm ulusun potansiyeli ve refahı tehlikeye girer.










