“İlk olarak, ateşkes yürürlüğe girene kadar Şubat sonu ile Nisan ortası arasındaki altı haftada, ikili üs anlaşmalarına dayalı olarak Avrupa üslerinden beş bin uçak havalanıyor.”
NATO’nun İskandinav ülkeleri, Rusya’nın Kuzey Kutup kıyısındaki Kola Yarımadası’ndaki devasa nükleer silahlı denizaltı üsleri kümesine rahatsız edici derecede yakınken, Rutte bunun Washington için bir tür erken uyarı sistemi görevi gördüğüne dikkat çekiyor.
“Rus nükleer denizaltılarının ABD kıyılarına düşmesini istemezsiniz” diyor. “Biz bunu NATO olarak kolektif olarak engelliyoruz. İşte tüm bu nedenlerden dolayı 32 ülke ve millet olarak bu işte birlikteyiz, çünkü birbirimize ihtiyacımız var.”
Bu NATO zirvesi, ara sıra yaşanan dikkat dağınıklığına rağmen, büyük ölçüde Avrupa hükümetlerinin savunma için daha fazla para sözü vermelerinin somut eyleme dönüştürülmesiyle ilgiliydi.
Amaç, kıtanın endüstriyel kapasitesini, Rusya’nın geniş insansız hava araçları, seyir füzeleri ve balistik füze cephaneliğinin oluşturduğu tehdidi karşılayabilecek noktaya kadar harekete geçirmek.
Britanya gibi bazı ülkeler 2030 yılına kadar GSYİH’nın yüzde 3’ünü savunmaya harcama yönünde bir yol belirlemede başarısız olsa da Rutte, 2025’te memleketi Lahey’de yapılan son zirveden bu yana elde edilen artışlardan açıkça memnun.
“Bugün durumu değerlendirdik” dedi bana, “ve çeyrek trilyon [dollars] Kanadalılar ve Avrupalılar tarafından iki yılda fazladan harcandı. Bu çok şaşırtıcı. Dolayısıyla bunu gerçekleştiriyoruz ve şimdi savunma sanayii üretimini daha da artırmamız, ilerleme kaydetmemiz ve Ukrayna’ya desteğimizi sürdürmemiz gerekiyor.”
Peki, bazılarının öngördüğü gibi Rusya 2030’da örneğin Estonya gibi bir yerde toprak gaspı yaparsa NATO’nun hazır olacağından emin mi diye soruyorum.
Kendine olan güveni bir kez daha ikna edici. Muhtemelen kendisine birçok kez sorulan bir sorudur.
“Elbette hazır olacağız” diye yanıtlıyor. “Artık hazırız, 2030’da her an hazırız. Savunmadayız. Asla başka bir ülkeye saldırmayacağız ama her düşman biliyor ki bize saldırmaya kalkarlarsa hazırız. Kendimizi savunacağız.”













