Şimdi, İran’ın ABD ile yaptığı ateşkes anlaşması kapsamında boğazın kısmen yeniden açılmasına izin vermesinden haftalar sonra, deniz bir kez daha sakinleşti ve balıkçılar geri dönüyor.
Bunlardan biri olan Abdol Rahman, savaşın Bandar Abbas ve çevresindeki yaşamı nasıl etkilediğini yakından görmek için BBC’yi boğazdan geçirdi.
Boğazdan geçerken, çatışmaların en yoğun olduğu dönemde Devrim Muhafızları’nın Nisan ayında ele geçirdiği iki konteyner gemisi görüş alanımıza girdi.
O dönemde IRGC, gemilerin “gerekli izinler olmadan çalışarak ve navigasyon sistemlerini kurcalayarak” deniz güvenliğini tehlikeye attığını söylemişti.
Ateşkese rağmen Panama ve Liberya bandıralı MSC Francesca ve Epaminondas gemileri serbest bırakılmadı.
Düzinelerce kargo gemisinin açık denizde, boğazdan geçmek için İranlı yetkililerden izin beklediği görüldü.
Bandar Abbas sahilinin 8km (beş mil) açıklarındaki Hürmüz Adası’na yaklaştığımızda rehberimiz Rahman, denize bakan eski bir kaleyi işaret etti.
Yıpranmış kırmızı duvarları, boğazın kontrolü için yüzyıllardır mücadele edildiğini hatırlatıyor. 16. yüzyılın başlarında inşa edilen bu yapı, 1622 yılında Bandar Abbas’ın adını aldığı Pers Kralı I. Şah Abbas tarafından Portekiz’in kovulmasına kadar, Portekiz İmparatorluğu’nun bu hayati su yolu üzerindeki kontrolünün merkezinde yer alıyordu.










